16 Kasım 2015
15 Eylül 2015
Türk kahvesi
13 Eylül 2015
Hayata tutunma öyküleri
23 Ağustos 2015
BAMYA
1 adet büyük boy soğan
1 adet büyük boy domates
1,5 adet limon
½ yarım kesme şeker
2-3 çay kaşığı tuz
½ çay bardağından daha az zeytinyağ
1 su bardağından biraz fazla su
SÜTLAÇ
12 Ağustos 2015
1 Haziran 2015
6 Mayıs 2015
28 Nisan 2015
23 Mart 2015
16 Mart 2015
Kakaolu kek
Fikri mühim Rexona Black+White
14 Mart 2015
Cevizli zeytinli açma
6 Mart 2015
EL yıkamanın hayati önemi
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, yeteri kadar yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Baysal, Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli hemşirelerin, vatandaşları el yıkama konusunda bilinçlendirmek için, üzerinde ??El Yıkamak Hayat Kurtarır yazılı, yakalara iğnelenebilen küçük kağıtlar bastırıp dağıttıklarını söyledi.
El yıkamak hayat kurtarır sloganının herkes için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Baysal, ellerin yıkanmasına gerekli önemin verilmemesinin, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türk adetlerinde yemekten önce ve sonra el yıkandığını, ayrıca tuvaletten sonra da ellerin mutlaka yıkanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Baysal, Günde ortalama 8 defa ellerin yıkanması lazım, ancak yıkıyor muyuz? Hayır pek çoğumuz yıkamıyoruz. Oysa tüberkülozdan sarılığa kadar, el üzerindeki mikroplardan bulaşan pek çok hastalık var dedi.
HASTANE ENFEKSİYONLARINA KARŞI EL YIKAMA
Tıbbi personelin her girişimden önce ve sonra ellerini yıkaması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Bülent Baysal, şunları kaydetti:
Tıbbi personel normal vatandaştan daha sıklıkla el yıkamalıdır. Hastane personelinin günde 15-20 defa el yıkanması lazım. Ancak bu öylesine el yıkama şeklinde değil, sabunla, bazı zamanlarda da antiseptikli malzemelerle ellerin yıkanması lazım. Bu alışkanlık, hastane enfeksiyonlarının önlenmesine ciddi katkı sağlayacaktır. El yıkandığı takdirde hiçbir hastalık olmayacaktır. Yoksa sağlık personeli birbirine bu mikropları bulaştırır.
Yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Baysal, merdiven korkulukları, telefon ankesörleri gibi ortak kullanılan yerleri ve bilgisayar klavyeleri ve mouselarda çok miktarda mikroorganizma olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Baysal, kısa süre önce Mikrobiyoloji Bölümü olarak bu konuya ilişkin bir araştırmada yaptıkları belirterek, şöyle devam etti:
Üzerinde ne kadar mikroorganizma bulunduğunu tespit etmek için üniversitemiz yerleşkesinde ve hastanemizdeki bilgisayar klavyeleri ve mouselar üzerinde çalıştık. Çalışmamızda bu nesneler üzerinde, çok miktarda patojen, yani insan vücudunda etkili olan mikroorganizmalar, yani mikroplar bulduk. Daha önce de yine, Merkez Bankasından, tuvaletlerden, pazarlardan ve dilencilerden topladığımız paralar üzerinde bir araştırma yapmıştık. Bu çalışmada da özellikle kağıt paralar üzerinde birçok mikroorganizma tespit ettik. Bunların, ellerimizi yeteri kadar yıkamadığımızı gösterdiği çok açık.
26 Şubat 2015
20 Şubat 2015
Kar geldi kuşlar acıkmış
Kat yağdı görüntü güzel oldu amaaaa...kuşlar...kediler...köpekler sokakta olanlar aç ve susuz.ben her gün üstüme düşeni yapıyorum evde kalmış ekmekleri onlara veriyorum.köpeğimin mamasından kedilere bahçeye koyarım.gönlüm rahat...Lüften bu konuda duyarlı olalım
15 Şubat 2015
11 Şubat 2015
PEYNİRLİ KIYIR POĞAÇA
4 Şubat 2015
2 Şubat 2015
DAMLA SAKIZLI KURABİYE
Ödem için detoks suyu
1 Şubat 2015
ÜZÜMLÜ KEK
Malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı çekirdeksiz üzüm
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvı yağ
2,5 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Yapılışı:
1.Toz şeker ve oda ısısındaki yumurtaları bir kabın içerisinde beyaz köpük olana kadar çırpalım.
2.Yoğurt,yağ ilave edip tekrar çırpalım
3.un,kabartma tozu,vanilyayı da ilave edip karıştıralım.
4.ceviz ve üzümleri de en son ilave edip kaşık yardımıyla karıştırıp yağlayıp unladığımız kek kalıbımıza döküp önceden ısıttığımız fırınımızda 30 dakika kadar pişirelim.
Afiyet olsun...
31 Ocak 2015
Çöp kamyonu kanunu
Tesadüfen aşağıdaki paylaştığım hikayeyi okudum ve benzetmeyi çok beğendim..
"Çöp Kamyonu Kanunu" Hepimiz gün içinde ve hayatımız boyunca içi çöp dolu insanlarla karşılaşabiliyoruz. Peki nasıl koruyacağız kendimizi? Nasıl çöplerden uzak durabileceğiz?
"Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Şoförü çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu. Siyah arabanın sürücüsü camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başladı. Taksi şoförü ise gayet sakin ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı.
Kadın bütün bu olanları şokunu yaşarken, taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmıştı.
Sordu: "Neden böyle davrandınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastanelik edecekti."
Taksi şoförü gülümsemeye devam ederek: "Çöp Kamyonu Kanunu" dedi.
Kadın: "Çöp Kamyonu Kanunu?" diye sordu, anlamamıştı.
Şoför açıkladı: "Pek çok insan, çöp kamyonu gibidir. Her tarafta içleri çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlığı, öfkeyi ve hayal kırıklığını biriktiriyorlar. Ancak doldukça çöpleri bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar. Bu bazen ben, bazen de siz olabilirsiniz. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için dua edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın."(Alıntı)
Yaşadığımız olumsuzluklarla dünyanın bizim gülümsememizi çalmasına izin vermeyelim; biz gülümseyelim ki dünya değişsin.
Hayat çok kısa ve tekrarı yok… Pişmanlıklarla yatağa yatmak veya uyanmak için zamanımız yok; Bize iyi davrananlara iyi davranıp sevmek, kötü davrananlar içinde dua etmek bizim en güzel tutumumuzdur kendimiz ve etrafımız için…















































