22 Ağustos 2014
17 Ağustos 2014
Sevgide cömert ama sevdiklerimizi kırmada oldukça cimri olalım…
Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çifrin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyce çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu..
Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına:”Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?”
Yaşlı kadın,derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başaladı:
“Bu adam yetti gayri,50 yıldır bezdirdi hayattan…”
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda…
Sessizlik, bu tür haberleri her gün menşet yapan gazatecilerden birinin flaşıyla bozuldu…Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından? Çok sayıda gazateci izliyordu davayı…Kadın neler diyecekti? Herhes, onu dinliyordu…Yaşlı kadının gözleri doldu ve devem etti:
“Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim…O bilmez…50 yıl önceydi…O çiçeği, bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştı, öyle büyüttüm…yavrumuz olmadı, onu yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı.O zaman adak adadım. Her gece güneş doğmadan önce, bir tas suyla suluyacağım onu diye…İyi gelirmiş derlerdi…50 yıl oldu, bu adam bir gece kalkıp bir kerede bu çiçeği ben sulayayım demedi.
Taa ki geçen geceye kadar…O gece takatim kesilmiş uyuyakalmıştım…Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim..Hayatımı, umudumu, her şeyimi verdim.Onda hiçbir şey görmedim….Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim.’
Hakim yaşlı adama dönerek:”diyaceğin bir şey var mı, baba?” dedi.
Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye,o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyele, hakime yöneldi. Tane tane konuştu :
“Askerliği Reis-i cumhur köşkünde bahçivan olarak yaptım. O behçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadime’mi de..Sedefleri de…O na en güzel çiçeklerden buketler verdim..ilk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısı nedeniyle, onu hekime götürdüm. Hekim çok uzun süre uyumadan yatarsa, boynundaki kireç sertlerşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi. Hekimi pek dinlemedi bizim hatun…Lafım geçmedi…O günler de bu çiçekte kurumaya yüz tuttu…
Ben ona: “Gece çiçek sularsan geçer”,dedim…Adak dilettim.. Her gece onu uyandırdım onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim… Her gece, o çiçek ben oldum sanki…dedi adam…O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle…
“Her gece, o yattıktan sonra uyandım. Saksıdaki suyu boşalttım. Sedef gece sulanmayı sevmez hakim bey…Geçen gece de…Yaşlılık…Ben de uyanamadım...Uyandıramadım…
Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın boynu yine azabilrdi…Suçlandım…Sesimi çıkartmadım…
O anda gazateciler dahil, mahkeme salonunda ki herkes ağlıyordu…Sevgide cömert ama sevdiklerimizi kırmada oldukça cimri olalım…
16 Ağustos 2014
19 Haziran 2014
Makarna salatası
15 Haziran 2014
21 Mayıs 2014
ORİFLAME KAYIT OLMAK İSTEYENLER...kayıt Ücreti 30TLyerine sadece 1TL!
18 Mayıs 2014
15 Mayıs 2014
12 Mayıs 2014
11 Mayıs 2014
ANNEM
5 Mayıs 2014
30 Nisan 2014
KREM KARAMEL ( yalancı)
27 Nisan 2014
Öksürüğe karşı Vicks.
Bu nedenle eğer tabanınıza örneğin sarımsak sürerseniz yaklaşık 20
dakika sonra tadını ağzınızda alırsınız.
Bunu bulan bilim adamları nedenini bilmiyor henüz, ama bu etki bize bir
tedavi olarak geri dönüyor.Özellikle çocuklarda (ve tabi büyüklerde) gece uyutmayan şiddetli
öksürük durumunda; Ayak tabanınıza güzelce Vicks merhem sürün ve kalın bir çorap giyin.
Beş dakika içinde öksürüğün kendiliğinden geçtiğini göreceksiniz.
Her zaman %100 çalışır ve çocuklara ağır öksürük ilaçları vermekten
daha etkilidir."
Denemesi bedava..(alıntı)
Doğru söze ne denir
Kızıyorsun, değmez, diyorlar.
Boş veriyorsun; gamsız,...diyorlar.
Susuyorsun, iki çift laf et, diyorlar.
Konuşuyorsun, muhatap olma, diyorlar.
....Çekip gidiyorsun, mücadele et, diyorlar.
Alttan alıyorsun, tepene çıkardın, diyorlar.
Bağırıyorsun, sakin ol, diyorlar.
Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz, diyorlar.
Dikine gidiyorsun, yaşına başına yakışmaz, diyorlar.
Ölünce ne diyecekler?
Muhtemelen; Ölüm sana yakışmadı.
Ee normal tabii, dirimizi beğenmediler ki, ölümüzü beğensinler (alıntı)
24 Nisan 2014
VİŞNELİ KEK
23 Nisan 2014
20 Nisan 2014
Teremyağ ile nohutlu pilav
15 Nisan 2014
ÇİLEKLİ YOĞURT
13 Nisan 2014
Asitliyse uzak dur! Diyet ve asitliyse durma KAÇ!

Asitliyse uzak dur! Diyet ve asitliyse durma KAÇ!
Yaz geliyor! hem havalar ısınmaya başladı hem de formumuzu korumak için dikkat etmeye başladık. Bu haber hepimizi yakından ilgilendiriyor, dikkatle okuyalım.
Amerikan Kardiyoloji Derneği’nin 63. Yıllık Bilimsel Kongresi’nde bu hafta sunulan rapora göre, asitli diyet içecekler, özellikle menopoz sonrası kadınlarda kalp krizi, felç, kalp ve damar hastalıkları riskini artırıyor.
Araştırmaya göre asitli diyet içeceklerini tüketen ileri yaştaki kadınların kalp hastalıklarına yakalanma riski yüzde 30, bunlara bağlı ölüm riski ise yüzde 50 daha fazla.
11 Nisan 2014
DENGELEME

Paltomun bir cebine ölümü, bir cebine hayatı koydum
Bir cebine sevinci, bir cebine acıyı
Bana gelişini senin, sonra benden kaçışını
Paltomun bir cebine kahramanlığı, bir cebine korkaklığı koydum
Bir yanına dostlarımı, bir yanına düşmanlarımı...
Ne kadar çok şey var bu dünyada
Nefret edilecek ve sevilecek olan.
Paltomun bir cebine aklımı, bir cebine yüreğimi koydum.
Ancak böyle yürüyebildim.
Ahmet Erhan, 1980
CAN YÜCEL...

Kaldı işte;
Çayımız bardakta,
Çocukluğumuz sokaklarda,
Mutluluğumuz kursağımızda,
Sevdiklerimiz uzaklarda,
Gülüşlerimiz fotoğraflarda...
Can YÜCEL
ağaçlar

Ağacın toprağı tutması,
köklerin yağmur suyunu temizlemesi gibi doğa harikalarına basit ama müthiş bir örnek bu fotoğrafta görünüyor;
- Birinci bidonda çim ekili,
- İkincisinde sadece kurumuş yapraklar ve bazı kökler var.
- Üçüncüsü kuru toprak,
Eğer temiz su içmek istiyorsak, temiz hava solumak istiyorsak ağaçlara muhtacız.
Eğer ağaçlar ölürse bizde ölürüz unutmayın!
8 Nisan 2014
ben seninle...

Ben seninle çay içmek istiyorum.
Seni duymak,
seni görmek,
seni bilmek,
seni yanımda hissetmek istiyorum.
Sana şiir okumak istiyorum,…yazmaktan bıktım, usandım.
Ben artık yazıları sana söylemek istiyorum.
Küçük bir evde, büyük hayaller kurmak istiyorum.
Sobanın yanında, seninle birlikte, üşüyen ellerimi çayın sıcaklığına
bırakmak istiyorum.
Ben aslında sevmek değil, seninle yaşlanmak istiyorum.
Özdemir Asaf
3 Nisan 2014
...
Ne Kendimi Anlatabilecek
Kelimelerim Var Gönül Heybemde,
Nede Nefes Alabilecek Bir
Yüreğim .....
Yüzüm Gülüyo Her Daim...
Caresizliğimden ...
Biliyorum ki Acıya En Çok
Tebessüm Yakışır ...
27 Mart 2014
Yeşil mercimek çorbası
Malzemeler:
1 su bardağı yeşil mercimek
1 orta boy kurusoğan
1çorba kaşığı salça
1 yemek kaşığı zeytinyağ
1 çorba kaşığı tereyağ
1 çay bardağı erişte
kuru nane,tuz
Hazırlanışı:
Yeşil mercimekleri 15 dakika haşlayın.haşlanan mercimekleri süzün ardından tencerede yağ ile küçük doğradığınız soğanları kavurun salçayı ekleyin mercimekleri ve erişteyi ilave edin sıcak su ilave edin pişmesine yakın tuz, nane ilave edin
**
25 Mart 2014
KAKAOLU MUFFİN
- 1 SU BARDAĞI SIVIYAĞ
- 1 SU BARDAĞI SÜT
- 1 SU BARDAĞI ŞEKER
- 3 YUMURTA
- 2 SU BARDAĞI UN
- 1 PAKET HAMUR KABARTMA TOZU
- VANİLYA
- 1 YEMEK KAŞIĞI KAKAO
- Oda ısısındaki yumurtalarımızı ve toz şekerimizi mikser ile beyaz köpük köpük olana kadar çırpıyoruz.
- · Sıvıyağımızı ve sütü da ilave edip tekrar karıştırıyoruz
- · Un,kabartma tozu,vanilyayı ilave edelim
- Muffin kağıtlarımıza veya muffin kalıplarımıza eşit oranda koyup önceden ısıttığımız 180 C fırında 30-40 dakika üzerleri kızarana kadar pişirelim.
Dereotlu kurabiye
1 teremyağ yumuşak olacak,





















